Ne Nasıldır?

İlk genetik çalışmalar ne zaman yapılmıştır ?

alican tarafından 1 sene önce yazıldı.

mendel1822-1884 yılları arasında yaşamış Avusturyalı rahip Gregor Mendel, bitkiler üzerinde yaptığı incelemelerle kalıtımın temel yasalarını ortaya koymuş ve kalıtım biliminin öncüsü olmuştur. Yapmış olduğu çalışmalar, döneminde yeterince anlaşılmasa da elde etmiş olduğu veriler 20. yy’da modern genetiğin doğmasını sağlamıştır. Kalıtım bilimi, ilk kez 1900 yılında değerlendirilmiştir. Bu tarihe kadar yapılmış çalışmalar ve Mendel’in bulguları, birbirinden habersiz üç bilim insanı tarafından deneysel çalışmalarla desteklenmiştir. Almanya’da, Macaristan’da Tschermak ve Hollanda’da De Vries yaptıkları incelemeler sonucunda Mendel’in çalışmalarının doğruluğunu saptamışlar ve bu çalışmaları “Mendel Kanunları” adı altında yayınlamışlardır. Böylece genetik çalışmalarının ilk devresi tamamlanmıştır. Genetik çalışmalarının ikinci aşaması 1900-1940 yılları arasına rastlar. Bu aşamada oldukça başarılı çalışmalar yapılmıştır. 1906 yılında William Bateson oluşan yeni bilim dalına genetik adını vermiştir. Bateson, bazı genetik karakterlerin yeni jenerasyona birbirine bağlı olarak geçtiğini ortaya koymuştur. Aynı yıllarda Walter Sutton kalıtsal özellikleri taşıyan kromozomları tanımlamıştır. Sutton’un araştırmalarını tekrar ele alan Thomas H. Morgan sirke sinekleri üzerinde yapmış olduğu çalışmaları kromozomlara dayanan Modern Genetik Kuramını geliştirmiş, 1933 Nobel Tıp ve Fizyoloji ödülünü almıştır. Bu çalışmalar devam ederken 1909 yılındaagac_adam W. H. Johanssen, kalıtımın ana prensiplerinin çevre şartlarına bağlı olmadığını ortaya koymuştur. Ayrıca fenotip ve genotip terimlerini genetiğe kazandırmıştır. 1927 yılında Amerikalı H. Joseph Müller, konjugasyon ve translasyon olaylarının yanı sıra genetik mutasyonların önemine dikkat çekmiştir. Genetik çalışmaların son aşaması 1940 yılından günümüze kadar gelen bölümüdür. Geniş teknolojik olanaklara sahip olan bu dönem genetik bulguların hızla arttığı bir dönemdir. Beadle ve arkadaşları “Bir gen- Bir enzim” hipotezini ortaya koymuştur. Aynı yıllarda Rosalin Franklin DNA’nın X ışını yazılımıyla ilk fotoğrafını çekmiştir. 1953 yılında J. D. Watson ve H. Crick DNA’nın kimyasal yapısını “Watson Crick Modeli” şekliyle ifade etmişlerdir. 1958 yılında M. Meselson, F. Stahl azotun izotoplarını kullanarak DNA’nın kendini yarı korunumlu eşlediğini kanıtlamışdır. 1966 yılında M. Nirenberg, H. Gobind genetik kodu deşifre ederek 20 çeşit amino asit için RNA kodonlarını bulmuştur. 1973 yılında Annie Chang, Stanley Cohen rekombinant DNA molekülünü oluşturmuş ve 1993 yılında Flavr Savr, domatesin ömrünü uzatmak için genetik yapısını yeniden düzenlerken 1996 yılında da Ivan Wilmut çekirdek transferiyle genetik kopyalamayı gerçekleştirmeyi başarmıştır. 21. yüzyılda büyük bir ivme kazanan bilimsel çalışmalar, hayatın sırrını çözmek için bilim insanlarının yoğun bir çaba göstermesiyle devam etmektedir.

Benzer Yazılar
Yorumlar ( 0 )

Bu sitede yayınlanan yazılar kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.Tüm hakları saklıdır.
Tema: ACDv1